Kelepçe

0
11718

Burdur Cezaevi’nde tutukluyken yapılan operasyon sonrası kolu koparılan Veli Saçılık, KHK ile Aile ve Sosyal Politikalar Ankara İl Müdürlüğü’nde sosyolog olarak çalıştığı görevinden alındı. Kolunu koparıp alan faşizm işine, ekmeğine de göz koydu.

Veli Saçılık’ın yaşadıklarını yazdığı Kelepçe kitabını dayanışma adına, REDaktif okuru dostlarımızın satın alarak destek vermelerini umuyoruz.

KHK ile kapatılan REDaktif.com’da daha önce yayınladığımız, yazarlarımızdan Gürbüz Deniz’in Veli Salıçık’ın ‘Kelepçe’ isimli kitabını anlattığı yazısını yendine yayınlıyoruz:

1918680_10153881277748746_3043348801497810071_n

KELEPÇE

Ana bana kelepçe vurdular, üzülme sakından, ana bana artık kelepçe vuramayacaklara getirdiler bir insanımızı… Tutsak aldığın birisini neden düşman kuvvetleri görürsün ve ağır makineli silahlarla, gazlarla, coplarla ve kelepçeyle,  kitabına konu olan iş makinesi ile girer baskın yaparsın, hangi mantık sana, bana, bizlere bunu açıklayabilir.

5 Temmuz 2000 sabahı, cezaevinin çatısından 415 jandarma, özel birlik ve komando, toplam 61 tutuklu ve hükümlüye sis bombası, göz yaşartıcı bomba ve sinir gazı ile saldırdı. Tutuklu ve hükümlüler içerilere doğru kaçmaya başladıkça, saldırı birimleri hazırladıkları gazlı bezlerle koğuşlardaki eşyaları ateşe verdiler. Ulaştıkları tutuklu ve hükümlülere, özellikle kafa, böbrek ve kaburga bölgelerini hedef alarak, cop, çengel ve demir kazıklarla saldırdıkları, bazı hükümlü ve tutukluları ikinci kattaki koğuşlardan aşağı attıkları, kadın tutuklu ve hükümlülere taciz ve tecavüzle işkence ettikleri raporlarda yer aldı. Saldırı sırasında, koğuşların duvarlarını yıkmak üzere dozer ve kepçeler kullanıldı. İşte o kepçelerden biri, duman ve gazdan boğulmamak için, duvardaki delikten nefes almaya çalışan Veli Saçılık’ın kolunu kopardı. Bir anka kuşu misali küllerinden yeniden doğan Veli Saçılık, bizler bu zulmü, vahşeti bilelim diye kitaplaştırdı. Belgelerle güçlendirilen Kelepçe isimli eser, devletin devrimcilere bakış açısını yansıtması açısından çok önemli. Burdur, Ulucanlar, Ümraniye, hayata dönüş cezaevleri operasyonlarında yüzlerce tutsak canından oldu, uzuvlarını kaybetti, insanlık onurları çiğnendi.

İşkenceler susturamadı, yıldıramadı. Hücrelerimizde yalnız bıraktığını sananlar, umuda, hayallere pranga, duvar işlemeyeceğini öğrendiler, öğrenemeyenlerde. Mücadele içerisinde görecekler tanıyacaklar…  zulmü yaşatanları unutmadığımızı belleyecekler!

Çocuğuna sarılamamak bence cezaların en büyüğüdür. Bu cezayı haketmediği halde reva görülmesi daha acıdır. Ki haketse bile  asla kabullenemeyeceğimiz  bir şeydir.  Buldozerle mahkumun kolunu kopartmak… İşkence ,zulüm insanlık suçudur. Zamanın sosyal demokrat geçinen Hikmet Sami Türk’ü ırkçı şoven düzen adamıdır. Ne AKP, ne diğer düzenin sol veyahut ayakları farketmiyor. Hepsi aynı lağımda beslenen farelerdir. Hafıza tazelemek açısından kitapta var fakat belki alıp okuyamayan REDaktif okurlarına o dönemin sorumlularını ifşaa etmeye devam edelim. Veli`nin kolu kopartıldığında dönemin cezaevleri genel müdürü Ali Suat Ertosun`du. 19 Aralık 2000 yılında 32 kişinin ölümüne neden olan 20 cezaevine yönelik operasyonun da etkili isimlerindendi.

0000000637759-1

Kitapta daha ayrıntılı sorumlu insanları tanıyacaksınız. Hukuki sürecin gidişatını, operasyonda yaşananları tanıkların anlatımlarından öğreneceksiniz. Veli Saçılık için yazılmış öyküler ve şiirler, çizilmiş karikatürler ve medyada çıkan haberlerinde yer aldığı zengin içerikli 272 sayfalık kitap, duyarlı demokrat okurların ilgisine mazhar olmak istiyor. Çünkü anı kitapları önemli birer tarihsel bilgiye ulaşım kaynağıdır. Hepimiz engelli adayı olduğumuz gibi mahkûm adayıyız ayrıca her an tutuklanma ve sakat kalma riskimiz var. Hiç bir şeyin garantisi yok. Öğrenelim, bilelim 16 sene önce uyduruk bir bahane ile mahkumlara nasıl acılar yaşatmışlar. Direncimizi diri tutmak bilmekten geçer…

Kelepçe, Sınırsız kitap tarafından 2015 şubat ayında raflarda yerini almıştır..

Her 5 temmuz günü aynı acıları yaşayan, ruhen, fiziken etkisinde kalan yazar Veli Saçılık, düzene boyun eğmeden, onurlu duruşuyla ışıl ışıl parlıyor. Kolumuzu kopartıp, köpeklerin ağzına verenlere her mahkemede sınıfsal ve tavizsiz duruşu ile karın ağrısı olmuştur. Yıl dönümü vesilesi ile Veli nezdinde tüm devrimci tutsakları selamlıyorum…

CEVAP VER