Kadro Seçimi, Teşviki Ve Dağıtımı – L.Slepov

0
534

İbrahim Okçuoğlu çevirisi ile ilk kez Türkçede Sınırsız Yayıncılık tarafından basılacak olan Kadro Seçimi, Teşviki Ve Dağıtımı teorik dağarcığınızı, bilincinizi ve ufkunuzu açacak nitelikte felsefi bir eserdir.

Slepov Ekim Devrimci öncesi ve sonrası Bolşevik hareketi içerisindeki kadro sorununu, temel eser inceliği ile incelemiş. Dile kolay yüz yıl geçti, devrim başarıya ulaştı, hala ses olup, umut oluyor kitlelere.

Yakıcı sorunları, çözümleri okuyup öğreneceğimiz bu eseri anlatmamda ki gayem, 1917’ye karda, kışta, soğukta, ayazda dur durak bilmeden Çar’a, feodalizme, faşizme karşı nasıl kavga verilir, nasıl zafere ulaşılır bizlere yol gösterecek olmasına inanmamdır.

Kadroların ideolojik yetiştirilmesi kısmı başlı başına ders niteliğinde ve kılavuzluk yapması açısından birebir nadide bir örnektir.

İnsan halinden anlamak, dürüstlük ve ilkeli olmak, devrimci ahlakla donanmak gibi birçok alt başlık ile kadro nasıl şekillenir okuyacak, öğrenecek ve anlayacaksınız. Gerçi burjuvazi beyin yıkama olarak adlandırsa da, bizlerin bakış açısına göre sınıfımıza omuz verme açısından komünist kimliğe tam olarak sahip olmak için bu ve benzeri eserleri okumalıyız. Karşıtlarımızın eleştirisi bizim için övgüdür.

Emekçi, yığınlarının sosyalizmi anlayıp, öğrenebilmesi açısından dili sade tutulup, herkese hitap eder düzeyde yazılmış. Kıyıda köşede kalmış bu tip kitapların daha fazla Türkçeye kazandırılması gerektiğini düşünenlerden birisiyim.

Kadroların şekillendirilmesi adına bugün için de önemli derslerin çıkarılabileceği bir kaynak olarak okurun ilgisine sunuluyor. Hammaddesi insan olan böylesi güçlü bir mekanizmanın nasıl yaratılabildiğini anlayabilmek için okuyun…

İnter Yayıncılık tarafından basılan Enternasyonal’de Kadro Sorunu üzerine isimli eserde Slepov’un da bir makalesi bulunmaktadır. Türkçeye çevrilen eseri artık sadece makale değil bir kitapta olacaktır.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan yeryüzünün ilk sosyalist devleti yüzyıllar süren Çarlık rejiminin kalıntılarıyla boğuşup yeni düzeni sağlamlaştırma çabası içindeyken faşizmin zulmüyle karşı karşıya kaldı. Henüz kadro anlamında tam donanım sağlayamadan, yoldaşların çoğu İkinci Dünya Savaşı’nda kaybedildi. Üstüne parti içi hizip, bölüşme yaşanınca, dar kadro ile hareket etmek zorunda kaldılar. Bu tip eserler ile yeni insanı yaratma yolunda adımlar atıldı.

Savaş sonrası bu atılım ruhu başarılı oldu ve Sovyetler Birliği tarihin en inanılmaz kalkınma hareketini gerçekleştirerek kısa sürede savaş yıllarının ve sosyalizm yükünü (Yükünü çünkü dünya iki kutup ve Sovyetler içerisinde burjuvazinin ajanları cirit atıyor. Kah ismi reformizim oluyor, kah milliyetçilik. Bu koşullarda sosyalizmi yaşatmak ve ileriye doğru adım atmaya çalışmak bana göre yüktür. Bence bu yükü uzun süre layığıyla taşımayı başardılar.) omuzlayacak ve dünya proletaryasını heyecanlandıracak bir duruma geldi.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP)’nden Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP)’ne uzanan çürümüş Çarlık rejiminin yıkılıp, proletaryanın iktidarının kurulmasının tarihi olan bu kusursuz örgütün yaratılması; edinilen deneyimlerin doğru değerlendirilmesi, kadro politikalarının dönemin acil ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilebilmesi ve işçi sınıfının yanında yöresinde değil tam içinde olan, oradan politika yapan parti kadrolarının yaratılabilmiş olmasıyla ilgiliydi ve bu bana göre zaferdir. Bu zafer bir kez daha neden gelmesin?  Ülkemiz özelinde başkanlığa, genel olarak da kapitalizme tek alternatif sosyalizmdir…

 

CEVAP VER