Kamuoyuna,

Canım kardeşim, ODTÜ Psikoloji Bölümü öğrencisi, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve Özgür Genç Kadın (ÖGK) üyesi Melis Çevik, 12 Şubat Pazar sabahının erken saatlerinde, tatil için yanlarında bulunduğu ailesinin evinden gözaltına alındı. Birkaç saat içerisinde öğrendik ki Ankara ve İstanbul’daki başka evlerle birlikte Melis’in Ankara’daki evi de basılmış, Suruç ve Gar katliamlarının travmasını yaşamış 9 arkadaşı daha eş zamanlı olarak gözaltına alınmıştı.

Gözaltı işleminin üzerinden günler geçmiş olmasına rağmen dostlarımız aileleriyle görüştürülmüyor. Durumlarıyla ilgili bilgi verilmiyor. Kardeşimi göremedik. Sesini duyamadık. Bu bizi üzüyor!

Avukatlarımıza soruşturmayla ilgili en ufak bir bilgi verilmiyor. Soruşturmanın içeriğiyle ve neyle suçlanacaklarıyla ilgili herhangi bir bilgimiz yok. 2015 tarihli oluşu dışında soruşturmayla ilgili herhangi bir bilgimiz yok! Bu bizi kaygılandırıyor!

Kirli sakallı, nursuz suratlı memurların gençlerimizin kitaplıklarından rastgele istifledikleri, her biri yasal olan kitap ve dergileri battal boy poşetlere doldurup savcılığa “örgütsel doküman” diye intikal ettireceklerini tecrübelerimizden biliyoruz. Ev aramaları sırasında, bilgisayarların sabit disklerinin imajı alınması gerekirken bu işlem uygulanmamış, doğrudan cihazlara el konmuştur. Yakın tarihimiz emniyet teşkilatı içerisinde yuvalanmış çetelerin sahte delil üretme konusundaki sabıkalarıyla dolu, tanığız. Bu bizi korkutuyor!

Melis de dâhil olmak üzere gözaltına alınan gençlerimizin çoğu üniversite öğrencisi ve bildiğiniz gibi içinde bulunduğumuz dönem üniversitelerin ders kayıt dönemi. Adaleti kendi mülkleri olarak bellemiş bir takım odakların, 2015 yılında hazırlanan bir soruşturmayı bahane ederek gençlerimizi ders kayıtlarından mahrum bırakmak istediklerine inanıyoruz. Bu küçük hesapçı, intikamcı zihniyetin hepimizi götürmekte olduğu cehennem bizi düşündürüyor!

Tam da üniversitelerin KHK’larla ilhak edilmeye çalışıldığı, tam da Saray’ın son çare olarak sarıldığı padişahlık referandumunu kaybetmekte olduğunun netleşmeye başladığı bu günlerde, üniversitelerinde ders başı yapacak, kampüslerinde ve her yerde “HAYIR” mücadelesini büyütecek bu muhalif, solcu, demokrat gençlerin; geçmişteki bir soruşturma bahane edilerek özgürlükleriyle sınanması bizi öfkelendiriyor!

Süresi belirsiz, kapsamı tanımsız, gündelik hayatı bile darmadağın eden bir OHAL sürecindeyiz. Hukuk ve adalet ayaklar altında. Yanımızda durarak bize güç verecek, milyonların oyunu almış vekillerimiz cezaevlerinde! Normal şartlar altında ertesi gün serbest bırakılma ve takipsizlik ile sonuçlanacağından emin olduğumuz böyle bir gözaltı işleminin bu şartlar altındaki olası sonuçlarını tahmin edemiyoruz. Bu bizi yoruyor!

Melis anne ve babasının evinden alınmasaydı, iki saat içinde Ankara’ya doğru otobüsle yola çıkmış olacaktı. Fakat orada gözaltına alındı ve birkaç saat sonra uçakla Ankara’ya getirildi. İlk kez uçağa bindi – çıksa da beraber gülsek bu durum komedisine! Devletin 22 yaşında bir üniversite öğrencisi için girdiği masrafa bakar mısınız? Sadece ailesini terörize edebilmek için hem de! “Anayasal düzene karşı işlenmiş suçlar”, “örgütsel doküman”, “terörle mücadele”, bütün bu laf salatası sürekli kulakları ve zihinleri meşgul ediyor… Yanlış anlamayın, bilgi verme amaçlı değil, sadece ne olup bittiği hakkında fikri bile olmayan kaygılı yakınları korkutma ve sindirme amaçlı… Bunun elbette farkındayız. Bu bizi sıkıyor!

Melis yüreklidir… Berfum boş konuşanın ağzına lafı tıkar… Cansu arı gibi çalışkandır… Haydar delikanlıdır… Tanıyoruz, hepsi birbirinden değerli, aydınlık yüzlü gençlerdir… Oradan çıkacaklar, ama başlarını önlerine eğip değil! Çıkacaklar ve BU COĞRAFYADA EŞİT, ÖZGÜR, İNSAN GİBİ YAŞAMA mücadelesine omuz vermeye devam edecekler. Hep birlikte devam edeceğiz… Bu bizim tek umudumuz! Bu bizi hayatta tutuyor!

Çünkü böyle kapana yakalanıp ezilmeden deliğine varmaya çalışan fareler gibi, böyle umutsuz, böyle kaygılı ve daimi yürek ağrısıyla yaşanmaz hayat! Değiştirilmesi gereken bir şeyler var.

Bu süreçte bizleri merak eden, arayan, soran, yanımızda olduğunu hissettiren tüm dostlara sevgiler. Kardeşimle gurur duyuyoruz! Tüm gençlerimizle gurur duyuyoruz! Derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Oyalamayın, daha çok işimiz var…

Alper Çevik

(Çevik ailesi adına)

CEVAP VER