Jöleli’nin kafası yerinde mi?

0
724

Cumhurbaşkanlığı’nın ‘Jöleli’ baş danışmanı ile ilgili, medya dünyasının tam içinden REDaktif’e ilginç bir yazı geldi. Yazı, zamanında, Ciner Grubu’nda yönetici pozisyonunda olan ve o sıralar tohum ve gıda meselesiyle ilgili olarak ciddi yazılar yazan, yayınlar yapan ‘Jöleli’nin ruhsal sağlığıyla ilgili…

Bu Jöleli Yiğit Bulut, hayatı boyunca doğru tek bir iş yapmışsa, bu gıda ve tohum yayınlarıdır. Ne var ki, bu alandaki uluslararası tekellerden Cargill’in iktidarla önemli bağlantıları ve iktidara yakın Ülker’le ortaklık konuları o zaman Ciner’i zor durumda bıraktı.

Jöleli bu konudaki yayınlarını kesmeye zorlandı. Bu sırada kadın çalışanlara şiddete ve tacize varan mobing iddiaları da ayyuka çıktı. Jöleli’nin ruh sağlığı bozulmaya başlamıştı. Daha önce, Ergenekon operasyonları sırasında, yazmış olduğu ‘ulusalcı’ yazılardan dolayı tutuklanacağı endişesine kapıldığında da böyle olmuştu. Paranoyaya kapılıp bir arkadaşının yatında bir ay kadar saklandığı iddia edilmişti.

Şimdi medya dünyasının tam göbeğinden gelen yazıdaki iddialara gelelim…

“ÜLKER’İ KAPIDA KARŞILA!”

Tarih 2 Ocak 2012 Yer Ciner Medya Grubu’nun Taksim Talimhane’deki binası…

Habertürk Televizyonu’nun 2 yıldır genel yayın yönetmeni olan Yiğit Bulut, haber müdürünü odasına çağırıyor ve, “Çabuk kapıya in, Ciner Medya Grubu, Ülker’e satıldı, Sayın Murat Ülker gelecek git kapıda karşıla!” talimatını veriyor.

Haber müdürü apar topar kapıya iniyor, başlıyor beklemeye… 1 saat geçiyor, 2 saat geçiyor gelen giden yok. Resepsiyondakiler ne beklediğini sorunca yanıtlıyor, “Haberiniz yok mu? Ülker Grubu bizim grubu satın almış, Murat Bey’i karşılayacağım”

HABER TURGAY CİNER’E GİDİYOR…

Hiçbir şeyden haberi olmayan resepsiyon görevlisi müdürüne, müdürü genel müdüre o da Turgay Ciner’e ulaştırıyor haberi.

Oysa ortada bir satış yok, görüşme bile yok. Turgay Ciner hemen talimat veriyor: “Koyun kapının önüne!..”

2 güvenlik görevlisi eşliğinde Yiğit Bulut dışarıya davet ediliyor ve giriş kartına el konuyor.

Tam 2 saat kapının önünde bekliyor ama kimseye ulaşamıyor, yönetimin kendisine tahsis edip anahtarlarını almayı unuttuğu BMW’ye atlayıp evine dönüyor. Ciner arabayı geri istiyor ama alamıyor, ta ki haftalar sonra araba bakım için Borusan Oto’ya gittiğinde el konulabiliyor.

Bu arada bir rivayete göre Yiğit Bulut 2 ay boyunca Balıklı Rum Hastanesi’nde gördüğü halüsinasyonlardan dolayı lityum tedavisi görüyor…

Şimdi… Biz bu iddiaları niye yayınladık?.. Elbette, birincisi bu şahsın fiilen devleti yönetenlerden birisi olması münasebetiyle… İkincisi, Varlık Fonu’nun başında bulunuyor olmasından dolayı. Bu memleketin geleceği, tıpkı Hitler Almanya’sında olduğu gibi, ruh sağlığı tartışmalı kişilere emanet.

Ya da, bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete…

CEVAP VER