“Genelkurmay bizim hanımdan ve benden özür diledi” diye böbürlenen Rasim Ozan Kütahyalı, Sabah Gazetesi‘nde “Darbeci şerefsizlerle savaş vaktidir” başlıklı bu pazar yazısında Balyoz kumpasından hapis yatan eski Kurmay Albay Ali Türkşen’e saldırdı. Türkşen de yanıt olarak Twitter üzerinden, “Mesajı aldım, cevabını vereceğim” diye yazdı.

İktidarın tahsis ettiği korumaların himayesinde, parası Bank Asya’dan gelmiş konağında yaşayan Rasim Ozan Kütahyalı, bugünkü yazısında Anadolu’da dolaşan “konvoy”a saldırdı. Kendisi gibi Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında hapis yatan eski komutanlarla bir konvoy oluşturarak Anadolu’da köy köy dolaşan ve referandumda neden HAYIR demek gerektiğini anlatan Ali Türkşen’i hedef alan Rasim Ozan, bu komutanlara “Darbeci Şerefsizler” diye hitap etti.

‘Konvoy’dan Mehmet Ali Çelebi’nin bir köyde yaptığı konuşma:

Eski SAT komandosu emekli Kurmay Albay Ali Türkşen ise, Twitter adresinden Rasim Ozan’ın yazısını, “Okudum, anladım. Yakında cevabımı vereceğim” notuyla paylaştı.

Rasim Ozan, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını kuran Fethullahçı merkezin operasyon gazetesi Taraf‘ın cilalamasıyla ortaya çıkarılmış, operasyonların bilfiil parçası olmuştu. Şimdi AKP’ye yanaşarak çıktığı yere, Fethullahçı operasyon merkezine saldırırken, bir yandan da Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını tekrar tekrar kullanmaktan çekinmiyor. Ancak Rasim Ozan bu kez cami duvarına işiyor!

İŞTE O YAZI!

İşte Rasim Ozan ‘şerefli’sinin Darbeci şerefsizlerle savaş vaktidir başlıklı o yazısı:

Bu sütunda 27 Şubat 2017’de çıkan her kelimesiyle -tıpkı FETÖ’cü F-16 pilotları yazım- gibi %100 bilimsel gerçekleri ihtiva eden yazı epey gürültü kopardı. Hatta saldırgan ve çeteci şiddet eğilimleri olduğu devletin kayıtlarına girmiş bir Talat Aydemir müsveddesi de benim ismimi de vererek ağız dolusu küfretmiş. Ben bu haftaiçi Belçika‘daydım, gurbetçilerimizle toplantılar yaptık. Avrupa Türkleri EVET için ayaklanmış durumda. Belçika‘dayken avukatımın bilgilendirme telefonuyla bu çeteci meczubun saldırısını haber aldım. Avukatıma sakın dava açma bu meczuba dedim…

***
27 Mayıs 1960’tan beri bu milletin her unsuruna her türlü şerefsizliği ve işkenceyi yapan haysiyetsizler utanmadan şereften bahsediyor. Milletin ordusundan Allah diyen herkesi atmış olan, başörtülü şehit analarını bile nizamiye kapısından kovmuş şerefsizler Allah’ı kirli dillerine alet edecek kadar onursuzlar. Devletin ilgili raporlarına bile çeteci saldırgan diye geçmiş ve şu an şehir şehir gezip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a küfreden bu mafya bozuntusu tip gibiler geçen hafta askeri hareketliliğe girdiler ve sonra aynen suratlarına tokadı yediler. Daha da ağır tokatları yiyecekler…

***
Şunu hiç kimse unutmasın darbeci darbecidir. Her darbeci de hain ve teröristtir. Darbecinin hangi ideolojiye mensup olduğu sadece detaydır. Ayrıca Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü de bu şerefsiz hainlerin malzeme yapmasına asla izin vermeyeceğiz. Atatürk’ün gerçek komutanı asker gibi asker olan Rüştü Erdelhun Paşa gibi şerefli subaylarımızdır. Gerçek Atatürkçü komutan kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi olan Erdelhun Paşa‘dır. Cemal Madanoğlu zihniyetini devam ettiren şerefsizler ordumuzdan temizlenecektir. Dışarıdan ordunun içini tahrik eden emekliler de tutuklanacaktır…

***
Rüştü Paşa gibi kırmızı şeritli İstiklal Madalyalı gerçek Atatürkçüler bu ülkenin büyük değerleridir. Hulusi Akar Paşa da bu şerefli geleneğin temsilcisi gerçek bir komutan olduğunu 15 Temmuz’da ispatlamıştır. Eğer Erdelhun Paşa’nın istediği takviye kuvvetleri gelseydi 27 Mayıs ihaneti de yaşanmayacaktı. Rüştü Paşa yaklaşan felaketi görmüştü. DP hükümetinin beyinsiz ve onursuz bir bakanı Adnan Bey’i ikna edip takviye kuvvetlerini durdurdu 27 Mayıs hainliğini mümkün kıldı. Siyasetçinin de korkak ve aptal olanına dikkat etmek gerekir. Tarih ve millet Rüştü Erdelhun Paşa‘yı şeref defterine 27 Mayıs’tan itibaren bütün darbecileri ve o zihniyettekileri de vatana ihanet defterine kaydetmiştir…

***
Bu hainlerin fütursuzca hakaret ettikleri o Tayyip Erdoğan ve Erdoğan‘ın yanında ortaya kellesini koyan bizler 17-25 Aralık savaşında Fetullahçı şerefsizlere karşı muzaffer çıkmasaydık şimdi şehir şehir gezip Erdoğan’a küfredenler hapiste çürüyor olacaktı. Fetullahçılar karşısında korkak ve pısırık gibi yenilmiş yıkılmış durumda olanlar Erdoğan’a vefa gösterecekleri yerde küfrediyorlar. Güçleri yetse kendilerini kurtaran Erdoğan’ı FETÖ‘den içeri tıkacak kadar da hain bunlar. 16 Nisan’da demokrasinin düşmanı tüm hainleri bir kez daha mağlup edeceğiz…

1 YORUM

  1. Rüştü Erdelhun, Türkiye’de görev yapan Amerikalı askerlerle yakın dostluk kurmaktan hoşlanırdı. Kendisinden küçük rütbeli bir Amerikalı subayın “şapkasını taşıdığı” zaman 2. Ordu Komutanıydı. Kendisini ziyarete gelen bir Amerikalı çavuşun “paltosunu tuttuğu” zaman ise Genelkurmay Başkanı! Bunlar abartılı söylentiler olabilir, ancak ordu içinde özellikle genç subayların sevmediği, sevilmeyi bırakın nefret ettiği bir komutan olduğu çok açık. 27 Mayıs’ı konu alan bütün kitaplarda bu duruma işaret edilirken, Hürriyet’in, “27 Mayıs gece saat: 03.00’de tutuklanarak Harp Okulu’na götürüldü.

CEVAP VER