Çayın da tadı kaçacak

0
283

ÇAYKUR işçileri, ÇAYKUR’un Varlık Fonu’na devrini özelleştirmenin ilk adımı olarak değerlendiriyor.

Rize denince akla ilk gelen çay olur. Zira Türkiye’nin çay ihtiyacını büyük kısmı Rize’nin çay bahçelerinden karşılanır. Çayla birlikte geçim derdi de filizlenen üreticiler ve işçiler için baharla birlikte konuşulan tek konu çay ve ÇAYKUR olur. Bu yıl baharı ÇAYKUR’un varlık fonuna devriyle karşılayan Rizeliler için en büyük tehlike can damarları ÇAYKUR’un özelleştirilmesidir. Özelleştirme özel çay fabrikalarının ve tüccarların insafsızlığına terk edilmek, göç yolunun açılması demek. Bu nedenle ÇAYKUR’un varlık fonuna devrini endişeyle karşılıyorlar. DİSK/Gıda-İş Rize Temsilcisi Ramazan Sarıoğlu varlık fonuna devrin özelleştirmenin kamuflajı olduğunu belirterek, işçileri ve üreticileri özelleştirmeye ve varlık fonuna karşı çıkmaya çağırdı.

1 MİLYON 200 BİN KİŞİ ETKİLENECEK

25 yıldır ÇAYKUR’da çalışan Kadirhan Kadıoğlu’yla görüşüyoruz. Uzun zamandır ÇAYKUR’un özelleştirmesi söylentilerinin olduğunu anlatan Kadıoğlu, tamamı olmasa da bölüm bölüm özelleştirmenin başladığına dikkat çekti: “Örneğin sitim dediğimiz ısıtma sistemleri özelleştirildi.” ÇAYKUR’un Varlık Fonu’na devredilmesinin ne anlama geldiği konusunda halkın çok fazla bilgi sahibi olmadığını ancak özelleştirme söylentilerinin fona devirle birlikte daha da konuşulur hale geldiğini söyledi. Özelleştirmenin yaklaşık 1 milyon 200 bin kişiyi ilgilendirdiğini ifade eden Kadıoğlu, şöyle devam etti: “ÇAYKUR’da çalışan işçiler sadece işçi değil aynı zamanda çay üreticisi de. Bu bölgenin tüm yaşamı ÇAYKUR’a bağlı. Eğer ÇAYKUR özelleşirse bu topraklarda yaşayan insanlar ekonomik ve sosyal olarak çok büyük kayıplar yaşayacak.”

ÜRETİCİYİ DE İŞÇİYİ DE VURACAK

Türkiye’nin dünyanın en çok çay tüketilen ülkeler sıralamasında birinci sırada yer aldığına işaret eden Kadıoğlu, bu nedenle şirketlerin gözünün ÇAYKUR’da ve ÇAYKUR’un kuru çay pazarında olduğunu dile getirdi.

Özelleştirmenin üreticiler kadar, işçileri de yakından ilgilendirdiğini dile getiren Kadıoğlu, “Sendikalı, sendikasız işçilerin iş güvencesi nasıl olacak bilmiyoruz. Bunun önüne geçmek lazım. Eğer ÇAYKUR’un özelleştirilmesi ve satılmasını istemiyorsak Varlık Fonu’na devredilmesine karşı olmamız gerekir. ÇAYKUR’un yönetimi ÇAYKUR’un yetkisi ve kararı beş kişinin eline bırakılmamalı. Eğer bir karar alınacaksa işçiye, üreticiye, köylüye sorularak karar alınmalı” diye konuştu.

NE ÇAYKUR KALIR NE KARADENİZ

ÇAYKUR’un varlık fonuna devrini özelleştirme planlarının parçası olarak değerlendiren ÇAYKUR işçisi Yusuf Karaca da “Şu an Varlık Fonu ÇAYKUR işçilerini ve çay üreticilerini doğrudan etkilemiyor fakat birkaç sene sonra bire bir etkilemeye başlayacak. O zaman da ne ÇAYKUR kalacak ne de Karadeniz” uyarısında bulundu.

ÇAYKUR’da belirli çalışma alanlarının zaten özelleştirildiğini dile getiren Karaca özelleştirilmesi zor olan kısımların da Varlık Fonu’na devredildiğini, çalışanların ve tüm taşınmazların başında bulunan 3-5 yöneticinin ÇAYKUR’u istediği kişilere peşkeş çekebileceğini vurguladı.

GIDA İŞ: VARLIK FONUNA KARŞI ÇIKMALIYIZ

ÇAYKUR’un Varlık Fonu’na devredilmesini üstü kapalı özelleştirme olarak değerlendiren DİSK/Gıda-İş Rize Temsilcisi Ramazan Sarıoğlu, “ÇAYKUR’un Varlık Fonu’na devredilmesindeki amaç özelleştirmeyi kamufle etmeye çalışmaktan başka bir şey değil. Varlık fonları gelir fazlası olan ülkelerin uyguladıkları ekonomik politikalardır. Ne ülkemizde ne de ÇAYKUR’da Varlık Fonu’na devredilecek kadar gelir fazlası var” diye konuştu.

ÇAYKUR fabrikalarında belirli bölümlerin özelleştirildiğini aktaran Sarıoğlu şöyle devam etti: “Yemekhaneler, güvenlik, kuru çay ambarları zaten özelleşti. Kuru çay paketleme kısmı Çay Taş adında taşeron bir şirkete verildi. Çay Taş’ın giderlerinin ÇAYKUR tarafından karşılandığı gibi de bir iddia var. Varlık Fonu ile de tamamen özelleştirilmesi planlanıyor. Eğer ÇAYKUR özelleşirse bu bölgede yaşayan insanlar buralardan göç etmek zorunda kalacak. Özel çay fabrikalarının üreticiye ve işçiye verdiği ücret ortada. ÇAYKUR’un belirlediği çay fiyatının yarısına üreticiden çay alıyorlar. Burada yaşayan insanların çaydan ve ÇAYKUR’dan başka sırtını yaslayabilecekleri bir şey yok. Bunun için ÇAYKUR’un özelleştirilmesine ve Varlık Fonu’na karşı çıkmamız gerekiyor” diye konuştu. (Çağdaş ÇAVUŞOĞLU/Evrensel)

CEVAP VER