Adil Gür’ü gösterip Murat Gezici’ye razı etmek…

0
978

Milyon dolarlık villa ile yüz bin liralık gecekondunun birada olduğu bir belde (Belde dediysem artık lafın gelişi, 2014’de belediye iken rütbeyi tenzil edilip Eyüp’ün bir mahallesi haline getirilen) Göktürk’te oturuyorum. Geçmiş seçim sonuçlarına bakıldığında CHP yüzde 48, AKP yüzde 25’lerde oldu… Yüzde 15’e yakın da, ağırlıklı Tunceli kökenli HDP seçmeni var. Orta ve üst gelir gruplarının oturduğu sitelerden CHP’ye yüksek oy çıkarken, eski mahallelerde AKP birinci sırada burada…

 Bak sen şu anketçinin itirafına!-VİDEO-

Seçim yaklaşırken eşim CHP’den sandık görevlisi oldu, seçime 2 gün kala da müşahit eksiği varmış, “sen olur musun?” dediler, kabul ettim. Eşim, CHP’nin birinci olduğu Hisar Koleji’ndeki sandıkta, bense AKP’nin açık ara birinci olduğu Ali Rıza Özderici Anadolu Lisesi’nde görevliydim.

Sabah 6’a buluşup sandığı kurduk, AKP’liler sandıkta 5 kişi biz ise CHP’den bir görevli ve müşahit olarak ben… Sandığı bir saniye bile boş bırakmıyoruz, sigara içmeye, tuvalete sırayla gidiyoruz. Gelen herkesten telefonlarını bırakarak oy vermeleri konusunda uyarıyoruz.

Oy verme işlemi başlıyor, katılım yüksek olacak gibi görünüyor. Gelenlerin yüzde 80’i türbanlı… AKP’liler okulun her katına, dış kapıya bir sürü adam yerleştirmişler. Otogarda yolcu kapmaya çalışan çığırtanlar gibi kapıdan girene “Buyurun yardımcı olalım” diye yapışıyorlar.

Saatler sorunsuz ilerliyor, tek olayımız, bedensel ve muhtemelen zihinsel engelli bir gencin oy vermesi sırasında yaşanıyor. Babası onunla birlikte oy verme kabinine giriyor, ben itiraz ediyorum, çünkü görme engelli olmadığı sürece kabine 2 kişi girmesi yasak. Bir anda etrafımı 5 tane AKP’li sarıp aynı anda bağırmaya başlıyor, bu arada oy pusulası sandığa atılıyor bile. CHP’nin kat sorumlusu da geliyor, ilgili maddeyi okuyor ama gerilim daha da artınca tutanak tutturmadan gidiyor. Zaten oy sandığa atılmış.

AKP’lilerle de ufak ufak sohbet etmeye başlıyoruz. Twitter’dan gelen usulsüzlük videolarını gösteriyorum, yorum yapmıyorlar. Katılım yüzde 90’ı geçiyor, arada eşimle yazışıyoruz onun görevli olduğu okulda da katılım yüzde 90’ı aşmış, bazı sandıklarda yüzde 100. İyi diyoruz iki okulun ortalamasını alırsak orası CHP’nin, burası AKP’nin kalesi, Türkiye hakkında fikir verir.

Whatsapp’dan da Gezici Araştırma’nın sahibi Murat Gezici ile yazışıyorum, “Katılım yüzde 85’i aşarsa hayır çıkar” tezini tekrarlıyor.

Saat tam 17:00 olduğunda sandığı heyecanla açıyoruz. Kullanılan oy, elde kalan pusula sayısı tutuyor, bir sorun yok. Onlar sayarken ben çetele tutuyorum, arada da sosyal medyadan haberleri takip ediyorum.

ŞAŞIRTICI SONUÇLAR

Açılan ilk 20 oyun 18’i hayır! Bizde gizleyemediğimiz bir sevinç, onlarda hayal kırıklığı var. AKP’li sandık başkanına, “Siz oyunuzu bu sandıkta kullanmamış mıydınız?” diye espri yapıyorum, anlamıyor, “evet” diyor bön bön bakıyor…

Saymaya devam ediyoruz. Sonuç: 224 Hayır 121 Evet 5 geçersiz. 1 Evet oyunda mühür öbür tarafa da taşmış, aslında iptal edilmeli ama fark büyük olduğu için çok üstünde durmuyoruz. Okuldaki diğer 11 sandıkta da benzer sonuçlar var, ortalama yüzde 65 hayır. Zafer havasındayız, AKP’lilerin ağzını bıçak açmıyor.

Eşimle konuşuyorum, orada durum daha da iyi, tüm sandıklarda yüzde 75-80 hayır var.

Daha resmi tutanaklar yazılmaya başlamadan sosyal medyada sonuçlar akmaya başlıyor, Evet yüzde 70 önde, zaten bekliyorduk, manipülasyon diyoruz… Sonra YSK’nın mühürsüz oyların da geçerli olduğuna ilişkin haberi düşüyor, gerçi bizde sorun yok, çok takmıyoruz.

Tutanaklar toplanırken Anadolu Ajansı’nın oyların yüzde 90’ı sayıldı haberi geliyor, şaşkınız.

Daha önce gazetecilik yaparken birçok seçimde görev almıştım. Muhabirler sandık sandık gezer, merkeze sonuç bildirir. Oysa ne benim, ne eşimin olduğu okula ne Anadolu Ajansı ne de başka bir haber kuruluşundan gelen, arayan sonuç isteyen yok. Diğer sandık görevlilerine soruyorum, geldiler de ben mi görmedim diye, kimse gelmemiş, aramamış. AKP’li müşahitlere de soruyorum, onlardan sonuç alan medya kuruluşu olmamış. Ama Anadolu Ajansı ve ona dayanarak sonuç ilan eden medyaya göre seçim bitti!

Sosyal medyada Kadıköy, Beşiktaş, Sarıyer ve daha birçok ilçe seçim kurulundan fotoğraflar paylaşılıyor, görevliler daha tutanakları teslim etmemiş ama sayım bitti deniyor. AKP’nin kalesi Kağıthane’de görev yapan bir arkadaşla konuşuyorum, orada bile “hayır” önde ve sonuçlar teslim edilmemiş.

Hiç adil olmayan OHAL koşullarında yapılan, muhaliflerin sesinin kısıldığı, liderlerinin hapse tıkıldığı, devletin kasasından 50 milyar TL, onlar gibi söylersek “eski parayla 50 katrilyon” harcanan (Bir de nakit olmayın kısmı var ki, ÖTV indirimi, SGK borç erteleme vs. vs) referandumu sandıkta kazandık ama YSK’da kaybettik.

Anlıyorum ki, AKP referandumu kaybederse B planı hazırmış. Mühürsüz oy pusulaları, YSK’da önceden belirlenmiş sonuçlar…

ANKETLER Mİ SONUÇLA UYUMLU SONUÇLAR MI ANKETLE?

Ve gelelim anket kısmına… Son hafta anket şirketlerinin neredeyse tamamı yüzde 51-54 arası “evet” sonucu bulmuştu. İki anket şirketini ise bir kenara alalım. Sarayın anketçisi Adil Gür’ün A&G Araştırma ve CHP seçmeni nezdinde itibarı olan Murat Gezici’nin Gezici Araştırma’sı…

Burada bir parantez açıp Gezici’nin geçmiş seçimlerdeki grafiğini hatırlatayım. Her zaman anketleri sol, sosyal demokrat seçmeni mutlu edecek sonuçlarla başlar, umut aşılar ve seçime günler kala bulguları üç aşağı beş yukarı diğerleri ile aynı noktaya gelir.

Adil Gür ise ibreyi abartılı bir şekilde AKP’den yana tutup seçime yaklaştıkça daha makul oranlara inerdi.

Ama bu referandumda çok farklı bir oyun kurgulandı. Murat Gezici bu oyuna dahil mi bilmiyorum, günahını almayayım.

Adil Gür, referanduma 2 gün kala, seçim yasaklarını çiğneyip yüzde 60 “evet” çıkacak dedi. Murat Gezici ise yüzde 51,3 evet 48,7 hayır olarak açıklamıştı tahminini. Bu durumda herkes Adil Gür’ün manipülasyon yaptığı fikrinde birleşirken bir anda Murat Gezici’nin yüzde 51,3 evet’i makul mantıklı hale geldi, getirildi.

Yani seçmene Adil Gür’ü gösterip Murat Gezici’ye razı ettiler. İddia ediyorum Gezici tahmini tutturmadı, sonuçlar Murat Gezici’nin tahmini ile uyumlu hale getirildi. Böylece ona güvenen kesimlerin itiraz etmesi önlendi.

Çok önemli bir nokta da, Murat Gezici’nin anket tahmini ile birlikte verdiği röportajlarda söylediği şu tespitti: Sandığa gitmeyenlerin yüzde 75’i kendini Atatürkçü olarak ifade ediyor. Oy vermeyenlerin üçte biri üniversite mezunu, öğrenilmiş çaresizlik var. Eğer katılım yüzde 80’leri aşarsa ‘HAYIR’lar öne geçiyor. Katılım yüzde 85 olursa HAYIR yüzde 52’yi aşar.

Resmi açıklamaya göre katılım yüzde 85.10. Gezici tam olarak sonucu bildiyse ‘HAYIR’ın da yüzde 52 olması gerekmiyor mu?

Özetle:

  • Doğu/Güneydoğu’da sandık güvenliği yoktu, her türlü manipülasyon yapıldı. Girin sosyal medyaya yüzlerce fotoğraflı videolu kanıt göreceksiniz
  • Daha önceki seçimlerde en hızlı sonuç veren Cemaatin Cihan Haber Ajansı kapandı. Diğer haber ajansları (Anadolu Ajansı, İhlas, Doğan) ise sahada değildi, muhtemelen sonuçlar AKP merkezinden verildi
  • Anket manipülasyonu ile seçmene ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler
  • Eskiden üçer beşer oy çalınırdı, şimdi komple sandıklar çalındı, mühürsüz oylarla değiştirildi.

Dün akşamki balkon konuşmalarına bakın. Binali bezgin, Erdoğan aşırı sıkıntılıydı. Hele bir fotoğraf vardı ki, yüzünden gülücükler eksik olmayan Damat Berat, Şehzade Bilal, Yiğit Bulut ve İbrahim Kalın’ın bir arada konuşmayı dinlediği, hepsinin de suratından düşen bin parça…

“Atı alan Üsküdar’ı geçti” dedi Erdoğan daha bizim oylar teslim edilmeden…

Kendi adıma söylüyorum, biz bu referandumu kazandık. Onların sonucunu kabul etmiyorum ve saygı duymuyorum.

Bu referandum geçersizdir ve mutlaka tekrar edilmelidir.

  • TAYFUN U. (Hayır’lı yurttaş)

CEVAP VER