Üç kağıtçılık…

0
483

“Üç kağıtçı” bir deyim olarak yerleşmiştir dilimize. “Bul karayı, al parayı” derlerdi tezgahı kuranlar…

Oyun şöyle kuruluyor: Küçük ayaklı bir tabla, başında bir tezgahçı, elinde üç adet iskambil kağıdı; kağıtlardan ikisi kırmızı, karo ya da kupa; biri siyah, sinek ya da maça. Tezgahçının elleri çok çabuk hareket ediyor fakat marifet burada değil, kağıtların köşeleri bükük. Özellikle bulmanızı istedikleri kağıdın köşesi bariz bükük. Oyunun püf noktası da tablaya atılırken el çabukluğu ile o büküğü düzeltip diğer kağıtlardan birinin aynı köşesini büküvermek.

Tezgah bir kişi ile kurulmuyor kuşkusuz. En az iki yancı var. Bunlara “doktor” deniyor ve ellerindeki para tezgahın parası. Her basmada kazanıyorlar. Amaç etraftan kolay kazanma arzusunda birkaç “hasta” düşürmek.

Kazananlara bakıp “ulaaan amma kolay ha! Ben de kazanayım” diye düşen biri gerçekten de “hasta” çünkü yüzde bir bile kazanma şansı yok. Tezgah öyle işliyor. Her kurulmasında da mutlaka bir iki kişi düşer ki tezgahçıların, hadi adlarıyla hitap edelim, üç kağıtçıların, günlük “nafakası” çıksın. İşte bu üç kağıtçılar bile vicdanlıydı eskiden. İçecekleri kadar şarap biraz da nevale parasını çıkardılar mı kapatırlardı tezgahı.

Bu dilimize bir deyim gibi giren üç kağıtçılık,  günümüz T.C. Partidevleti ile kıyaslanınca ne kadar da masum kalıyor…

Referandum deyip önümüze türlü vaatlerle “sandık” koyanlar “yenilgi” seçeneğini literatürden çıkarmışlar. Tabi on beş yıldır medya köyünde değnekli kimse yok. Tüm köpekler desteksiz havlamaya da alışmış. Sanıyorlar ki yine sorunsuz tezgahı işletir, sonucu yuttururuz.

Saray, YSK, A.A. denilen haber ajansı bir olup halkın iradesine “darbe” indiriyorlar. Ama öyle anlaşılıyor ki bugüne dek kurulan tezgahları cemaatin  robotlarıyla kuruyorlarmış. Bu robotlar olmayınca her yer parmak izi oldu. Tezgahın ustaları,”doktor”lar filan hepsi telaşlı, “yaptık oldu” deseler de yakalanmanın sıkıntısı var ruh hallerinde.

Söylemler bile anlamsız. (Nalsız) at Üsküdar geçiyor, (Bor’da ayağı kırılan) eşeğin Niğde’ye sürülmesi isteniyor vs. vs. Sanılıyor ki kimse eskiden olduğu gibi verdiği oy’un  arkasını aramayıp sonucu sineye çekecek! Oysa her oyunun bir sonu var. Bu kez tezgah suçüstü yakalandı.

Ha tamam kolluk sizde, yargı sizde, devlet sizde. Tamam…

Ama vicdan da bizde be! Referanduma sunduğunuz faşizm yasaları vicdanlardan geçemedi. Hiç bir üç kağıt o yasalarını vicdanlardan geçiremez.

Çünkü bu kez vicdanlarımızla yargılayacağız sizleri. Onunla mahkum edeceğiz. Onunla tarihe yollayacağız.

Çünkü  adaletini, hukukunu yitirmiş bir ülkede en yüce hukuk, en yüce adalet vicdandır.

Zaman bunun ne olduğunu size de bize de apaçık gösterecek.

CEVAP VER